Vahşi Güzel, Bir Tutkudur

Doğumundan sonra terk edilmiş bir kız olan Milagros ve DiCarlo ailesinin oğlu İvo… İşte karşınızda 2000’li yılların başında aşklarına aşık olduğumuz iki dizi

karakteri.

O dönemin en en en yüce dizisi hiç kuşkusuz ki; Kanal D Ana Haber’den hemen önce yayınlanan “Vahşi Güzel” dizisidir. Nasıl büyük bir hayranlıkla izler, ortamı kurar ve gözümüzü kırpmadan bakardık olacaklara. Anneler yemeğin altını reklam aralarında kısar, bizler de lavaboya gideceksek reklam olana kadar kendimizi sıkardık.

Bu dizinin böylesine beğenilmesi, tutkuyla izlenilmesi ve başrol oyuncularına böylesine hayranlık duyulmasının altında nasıl bir sebep yatıyor hala anlamadım. Ama şunu biliyorum ki; çok başkaydı bu dizi.

mili

Orta okula gittiğim dönemde izlediğim Vahşi Güzel’in neredeyse her bölümünü sayfa sayfa; repliklerden, sahnelere tüm anlarını tek tek uğraşıp dergi yapmıştım. En büyük hava atma halim ise; Milagros yani Natalia Oreio ile aynı yerde benimizin olmasıydı. Neredeyse tüm kızlar bu yüzden bana gıcık oluyordu. Hatta kalemle kendilerine ben çizenler bile olmuştu. Hoş bunlarla uğraşmak yerine derslerime böylesine yoğunlaşsaydım dünyanın çok daha başka bir boyutunda olacaktım belki de =) Ama diyorum ya çok ayrıydı bu dizi…

Belki Milagros’un samimi, Şöför Nebahat halleri; belki büyükannenin içtenliği… Şöför ile evin küçük kızının aşk yaşaması ya da… Bir şekilde bizdendi bu dizi. Bir Yeşilçam hali vardı çoğu sahnesinde. Entrikaları bile sınırlıydı. Hani Milagros’a haksızlık yapıldığında bizim sinirimiz bozuluyor, İvo aşkını itiraf ettiğinde yataklarda zıplıyorduk. Saçma, komik, budalaca belki ama bu dizi, yıllarca deli gibi izlenen Yalan Rüzgarı patlamasını dahi kat kat geçti ülkemizde.

ivomilagrosİvo’nun gerçek hayatta öldüğünü duyduğumda yaşadığım yas halini düşündükçe, bu diziyi gerçekten fazlasıyla yaşatmışım kalbimde diyorum. Ölmedi o, hala yaşıyor şükür. Belki artık beyazladı saçları ya da kilo aldı Mili ama olsun. Onlar bizim ablamız, eniştemiz; abimiz, yengemiz.  Hala pek çok seviyoruz kendilerini.

Bir efsane olarak kalan, hala şarkısı ve senaryosuyla sevgi yüklü olduğumuz bu diziye emeği geçen herkese yıllar sonra da içimizde aynı sıcaklığı hissettirdikleri için kocaman teşekkürler. Aşkı, sıcaklığı, duygusallığı ve inançları önce Yeşilçam’dan, sonra Mahallenin Muhtarları’ndan sonra da Vahşi Güzel’den öğrendik biz. İyi ki vardınız ve biz iyi ki okuldan gelir gelmez çantayı ve önlüğü fırlatıp televizyon karşısına koştuk.

Sonunu evlilikle bitirip, kalp krizi geçirmemize engel olduğunuz için de ayrı bir teşekkür gelsin size. Hala unutulmadınız…Yıllar geçse de hep sevilecek ve gülümseteceksiniz…

Tüm “Vahşi Güzel” tutkunlarına sevgilerle…

 

 

Be first to comment